The Man Who Sold His Skin
Bir insanın geçemediği sınırları, sanat eserine dönüştüğünde geçebilmesi fikri beni yakaladı. Bu filmi seçmemde, böylesine güçlü bir fikrin aşk, özgürlük ve insanın kendi bedeni üzerindeki söz hakkıyla birleşmesi etkili oldu. Sam'in müzede sergilenmesi, ona bakan insanların arasında benim de yerim olduğunu hissettiriyor.
Filmden geriye benim için şu soru kalıyor: Gitmek istediğim yere ulaşıyor ancak kendime ait olamıyorsam ne kadar özgürüm?